•  

  • Japonya – TOKYO

27th September 2008

Japonya – TOKYO

posted in Kategorilenmemiş |

Tokyo by nightFiji’den kalkan Air Pacific uçağı 9 saatlik uçuş sonunda Tokyo Narita havaalanına varıyor. İlk andan itibaren japonca bilmemenin zorluklarını yaşayacağımız anlaşılıyor. İngilizce yada herhangi bir yabancı dil hiç popüler değil Japonya’da. Toplu taşıma sistemini deşifre etmek için çaba sarfediliyor. Tokyo şehir merkezine ulaştıracak trenin penceresinden neon reklamları ile aydınlanan şehirin silueti geçerken, reklam afişleriyle dolu trenin içinde yorgunluktan başları önüne düşerek uyuyanlar ve son model cep telefonlarından televizyon izleyen Tokyo’lular nasıl dinamik bir şehirde olduğumuzun ilk habercileri. Dünyanın en pahalı şehirlerinden biri olan Tokyo’da konaklama ise düşük bütçeli seyahat edenlerin çözmesi gereken en önemli sorun. Çok fazla sayıda hostel yada guesthouse olmayan Japonya’da “Kapsül Otel” tercih etmiyenler için en iyi çözüm “Bussiness Oteller”. 15 m2 içinde tüm standartlara sahip bu minyon otel odalarında konaklamak bir süre sonra normal hale geliyor. Otele yerleşilip Japon tuvaletleri ile ilgili (“Japon Tuvaletleri” özel bölümünü merakla bekleyin…) ilk şok atlatıldıktan sonra akşam yemeği yenebilir “gerçek dışı” düşüncesi ile Tokyo’nun sokaklarına çıkılıyor. Beyaz gömlekli-siyah pantolonlu iş arkadaşı grupları ile dolu restorantların ne ingilizce menüleri ne de garson ile anlaşabilecek ortak bir dil mevcut.  Zaten çok aç olunmadığı kararı verilip marketten meyve alınarak yemek zorunsalını çözme işi ertesi güne devrediyor.

Sonbaharı yaşayan yüksek gri binalarla çevrili Tokyo’daki ikinci güne hızlı bir başlangıç yapılıyor. Hayatıa quiet place kolaylaştıran, çok dakik, pek pahalı ve bir o kadar karmaşık metro sistemi kısa bir süre sonra çözülse de bu büyük şehri gezme görevi ayaklara, yol gösterme görevi se elimizdeki haritaya düşüyor. İmparatorluk Sarayı şehrin orta yerinde, hala kullanımda olmasından dolayı ziyarete kapalı. Ama hemen yanındaki ziyarete açık İmparatorluk Bahçesi gösterişten uzak, geleneksel Japon sadeliğinin en güzel örneği. Samurai’lar için yapılmış güvenlik binaları, zen bahçeleri, rengarenk Japon balıkları ile dolu havuzları, küçük bamboo ormanı ile eski sarayı saldırılardan koruyan kalın duvarları bugün, etrafını saran ve hızına yetişilemeyen Tokyo şehrinin keşmekeşinden korumakta.

DAIMARU’nun KEŞFİ!
Japonya’nın en büyük mağaza zincirlerinden biri olan Daimaru’ya daha ikinci günümümüzde rastalamamıza sevinsek mi? yoksa üzülsek mi? bilinemiyor. exploring diamaruİhtiyaç duyulabilinecek herşeyin bulunduğu (ingilizcede “Departmant Store” denen bizde örneği bulunmayan) bu mağaza zincirinin en can alıcı yeri zemin katı, yani yemek bölümü. Çok büyük bir mağaza düşünün! dünyanın en ünlü mücevher tasarımcıları birbirinden güzel, renkli ve göz kamaştırıcı tasarımlarını en güzel standtlarda sergilesinler ve bu mücevherler “Yenilebilsin!”… Yada “Retrospektif Tatlı Sergisi” diyelim…Çünkü dünyanın bir çok ülkesinden ünlü Tatlı Şefleri sezonluk tatlı kolleksiyonlarının tanıtımlarını Japonya’da yapmakta. Çoğunluğu geleneksel Japon pirinç hamuru ile yapılmış birbirinden farklı tatlara ve görünüme sahip yüzlerce tatlının tadına bakmak tabi ki de mümkün değil ama Japonya’da geçireceğimiz daha 20 günümüz bulunmakta!?!?…  Sadece tatlı değil tabi ki. Yeryüzünde bulunan tüm gıda maddelerini burada bulmak mümkün herhalde. “Yok yok” ve “el yakan fiyatlar” ne demek? Burada öğreniyor insan…

TOSUNLAR GÜREŞTE!
“Sumo” Japonya’nın en geleneksel ve karakteristik sporu. Sonbahar turnuvası aynı günlerde Tokyo’nun sumo on display“Kokugkan Sumo Stadyum”unda devam etmekte. Turnuvanın son günlerine yaklaşılmakta, ama pahalı bilet fiyatına rağmen bu baştan sona rituüel spor olayına tanık olma isteği ağır basmakta. Güreşçiler tecrübelerine göre kategorilere ayrılmakta, en tecrübeliler günün ma and pa go sumosonuna doğru güreşmekte. Her grubun müsabakaları başlamadan önce geleneksel başlangıç seramonileri yapılmakta. Ardından güreşçilerin isimleri okunup tatamiye (ring) çağrılmakta. Üzerlerindeki çok değerli (ortalama 100 000$) değerli taşlarla süslü eteklerini çıkartıp, ringe pirinç unu serpmeleri ve müsabakaya başlamaları 5 dakika sürmekte. Mücadele ise en fazla 30 saniye içinde (keşke biraz daha uzun sürse) son bulmakta. Son yıllarda Japon olmayan güreşçilerin büyük başarısı Japonları biraz hayal kırıklığına uğratsa da tartışmasız beyzbol gibi en popular Japon ata sporu Sumo.

-DE HALİ, -DEN HALİ, TJUKISI BALIK HALİoctopi
Suşi ve deniz mahsülleri müptelası Japonya’yı ancak böyle bir balık hali paklardı zaten. Dünyanın heryerinden “dünya kadar” deniz ürünü buraya gelmekte, sabah karanlığında yapılan açık artırmalar ile balıklar restorantlar, oteller ve diğer satıcılar tarafından kapışılmakta, daha sonra yine tüm Japonya ve dünyaya dağıtılmakta. Hal sabah saat 9’da kapılarını kapamakta. Çok büyük bir alana yayılmış Tjukisi Balık Hali’ni çok erken saatlerde ziyaret etmek gerekmekte. Daha önce televizyondaki belgesellerde bile görmediğiniz canlıların ne olduğunu anlamaya çalışırken özellikle balık taşıyan ve hızlı bir şekilde oradan oraya giden enteresan taşıma araçlarına çok dikkat etmek gerekmekte.

“Yoyogi Park” Tokyo’nun en büyük parklarından ve özellikle haftasonlarının gözde noktalarından biri. Parkın genç street popRockabilly müdavimleri ile farklı müzik tarzlarında canlı performanslar sergileyen genç grupları uzun süre izlemek acı verici olabilir düşüncesi ile her grubun öününde kısa birer es verip yola devam ediliyor. Parkın diğer bölümündeki Hint Haftası Festivali daha sakin ve dikkat çekici. Hintli ressam ve heykeltraşların canlı performansları izlenmekte. Yoyogi parkı içinde yer alan “Meiji (Shrine) Tapınağı” ziyaretinde dini evlilik törenine şahit olunuyor. Bizim imam nikahından daha teferruatlı olduğu hemen anlaşılıyor. Akşam yemeği bahanesiyle ayaklara inen kara suların tahliyesinin ardından dünyanın en işlek ve dolayısıyla en kalabalık metro istasyonu Shinjuko’dan otele geri dönülüyor.

Tokyo’da çok hızlı geçen 4 günün ardından Japonya’nın en eski şehirlerinden biri olan Kyoto’ya gitme kararı veriliyor. Önceden Rail Pass alınamadığı için en iyi ve en pahalı ulaşım yolu olan trenin alternatifi gece otobüs yolculuğu tercih ediliyor. (Japonya’da tren, avantajlı yollar, indirimli pass biletleri bir sonraki bölümde detaylı olarak anlatılacaktır.)

This entry was posted on Saturday, September 27th, 2008 at 12:33 and is filed under Kategorilenmemiş. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

  • Sırasıyla Gidersek!

  • [kml_flashembed movie="http://whatwilltheyfind.com/wp-content/themes/silver-lexus-08/program.swf" height="210" width="160" /]
  • Bak Ne Bulduk!

  • Bak Ne Bulduk!

  • Gel Gör Ki!

  • Dünya Hali

  • Kim Gelmiş?


  • BiHaber Olma!