•  

  • Usa – LOS ANGELES

31st August 2008

Usa – LOS ANGELES

posted in Kategorilenmemiş |

Disney centerSan Francisco’dan kalkan Greyhound otobüsü uzun gece yolculuğu sonunda Los Angeles’e sabah erken saatlerde ulaşıyor. Downtown’ın tam orta yerinde çok da kullanışlı ve anlaşılır olmayan mimarisi ile dikkat çeken “The Westin Bonaventure Hotel” e yerleşiliyor. Gece yolculuğunun sebep olduğu yorgunluk kısa bir öğle uykusu ile giderilmeye çalışılıyor. Öğleden sonra downtown ve civarında kısa bir ısınma turu atılıyor. Gökdelenlerin gölgesindeki tarihi downtown, eski pazar, vakti ile yokuş sevmiyenler için yapılmış gereksiz kısalıktaki teleferik Angel’s Fire, garip mimari yapısı ile ilgili çekici inşaası devam eden katedral, Staples Center ve Disney Music Hall gibi kayda değer yerler ziyaret ediliyor. Amy’nin aile dostları Jim ve Sandra Kohn’ların misafiri olarak şu anda şık bir restorant olan eski itfaiye binasına akşam yemeğine gidiliyor ve ertesi gün yapılması planlanan tur için program yapılıyor.

Jim ve Sandra tarafından ertesi sabah otelden alınıyoruz. Önce evlerine gidiliyor şehirde biraz tur atılarak. Daha sonra Los Angeles’ın ünlü modern sanat müzesi “Getty Museum” ziyaret ediliyor. Ardından geniş bir meydan etrafında kurulmuş Los Angeles’lıların tercih ettiği şık alışveriş merkezi “The Grove” a uğranıyor. Cumartesi olması sebebiyle oldukça dolu olan meydanın orta yerindeki konseri çimlere uzanarak izlemekte insanlar. Yürümeye devam ediliyor ve hemen arka sokaktaki zengin meyve ve sebze tezgahları, farklı yemek seçenekleri ile küçük cafe ve restorantları, şarküterileri ve cezbedici pastahaneleri ile tarihi “Farmer’s Market” daha büyük bir keyifle geziliyor.

Los Angeles’a gelip de Hollywood’a gitmemek olur mu? Olmaz. Jim ve Sandra bizi Holywood’a bırakıyor. Değişik film kahramını köstümleri ile gösteri yapanlar, sokak şarkıcıları, pandomimciler ve farklı görünmek isteyen sayısız insanla dolu, uzun “Hollywood Street” boyunca yürünüyor, yıldızları seyrederek, ayaklarımız önünde sıralanan. Yemek öncesi “Grauman’s Chinese Theatre” ve hemen girişindeki ünlü Hollywood yıldızlarının taşlaşmış el ve ayak izlerine yakından bakılıyor. “The Stone Cold Creamery” den alınan lezzet külahları çok da uzun olmayan Hollywood gezimizin tatlı bitişi.

Yine şanslıyız… Çünkü bu haftasonu geleneksel “Long Beach Blues Festival”inin 29. cusu düzenlenmekte. The Blues is allrightPazar günü dolu dolu blues ile değerlendirilecek. Metro ile Long Beach’e ulaşılıyor. Konser sahile yakın büyük alanda düzenlenmekte. Yol üzerinde Hawaii “E Hula Mau” haftası etkinliklerine rastlanıyor. Hediyelik eşya satıcıları, yerel Hawaii yemekleri ve sahnede çalan Hawaii müziklerine Hula dansı yaparak eşlik eden dansçılar güzel bir sürpriz. “Long Beach Blues Fest”in bugünkü konukları “Anna Popovich”, ” Eddie Floyd”, “ Joe Lewis Walker”, “ Booker T Jones”, “ Charlie Musselwhite” ve “Taj Mahal”. Küçük sahne ise Los Angeles’ın yetenekli yerel blues grup ve sanatçılarına ayrılmış. Birbirinden keyifli konsere tanıklık edilen uzun pazar günü boyunca en etkili olanı şüphesiz “Charlie Musselwhite” ın performansı.
Los Angeles’taki bir diğer gün Amy’nin New Orleans’tan Türk arkadaşı Işıl ve eşi Grant ile geçiriliyor. Hep birlikte “Santa Monica” ya gidiliyor. Los Angeles’ın bir nevi sayfiye yeri sayılan Santa Monica’nın sahilinde, bol mağazalı sokaklarında dolaşılıyor ve yemek yeniyor.

Los Angeles Downtown’da bahsedilmeden gethe FOOD!çilemeyecek bir yer var ki o da “Original Pantry Cafe”. 1924 yılında kurulan “Dinner” tarzı geleneksel Amerikan cafe- restorantı açıldığı günden bu güne hiç kapanmamış (Şehrin yaşadığı deprem, ayaklanma ve elektrik kesintileri dahil). 24 saat servis veren “Pantry Cafe” kapılarında kilit yok. Sabah kahvaltıları için tercih ettiğimiz Cafe’de çok uzun sıra beklemeniz gerekmekte. Amy bar da yiyebilmek için beklenen sıranın daha kısa olduğunu fark ediyor ve işimizi kolaylaştırıyor. Tercih edilen tüm yemekler çok lezzetli ve fiyatları uygun. Ama bir kişi için servis edilen porsiyon, 4 kişilik bir Türk ailesini doyuracak büyüklükte.

Los Angeles’te geçirilen 5 günün ardından Pasifik seyahatine hazır hissediliyor. Yol için gerekli tüm ihtiyaçlar tamamlanarak son kontroller yapılıyor ve çantalar hazırlanıyor. Samoa uçağına yetişmek üzere havaalanına doğru yola çıkılıyor.

This entry was posted on Sunday, August 31st, 2008 at 03:57 and is filed under Kategorilenmemiş. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

  • Sırasıyla Gidersek!

  • [kml_flashembed movie="http://whatwilltheyfind.com/wp-content/themes/silver-lexus-08/program.swf" height="210" width="160" /]
  • Bak Ne Bulduk!

  • Bak Ne Bulduk!

  • Gel Gör Ki!

  • Dünya Hali

  • Kim Gelmiş?


  • BiHaber Olma!